Badem ağaçlarının kokusuna deniz esintisinin karıştığı, zamanın biraz daha yavaş aktığı Datça’ya götürüyoruz sizi…
Can Yücel’in de yaşamayı seçtiği bu güzel yarımada, sakinliği ve kendine özgü ruhuyla insanı günlük telaştan uzaklaştırıyor.
Yol biraz uzun olsa da; antik kentlerden saklı koylara, taş sokaklardan güzel sofralara uzanan bu yolculukta Datça’nın kendine has ritmine ayak uydurdukça, Can Yücel’in “Mekânım Datça olsun” sözüne hak vermemek imkânsız hale geliyor.
Sahil boyunca uzanan salaş mekanlardan Eski Datça’nın taş sokaklarına, Knidos’ta gün batımından bademli tatlara… Datça rehberi ile yarımadanın en özel duraklarını bir araya getiriyoruz.
Datça’da Görülmesi Gereken Tarihi Yerler
1- Datça’nın Kalbi: Eski Datça
Datça’nın ruhunu anlamak için ilk durak, her köşesi bir fotoğraf karesi inceliğinde olan Eski Datça. Burası sadece bir mahalle değil; dükkanları, yeme-içme mekanları ve titizlikle korunan mimari dokusuyla yarımadanın en karakteristik noktası.
Badem ağaçlarıyla çevrili sokaklardaki taş evleri ve o meşhur yavaş akan hayatıyla Eski Datça; her adımda “yavaş yaşam” felsefesini fısıldayan bir açık hava müzesi gibi.
Bazen bir evin penceresinden sarkan begonvil, bazen taş bir duvardaki bir dize anlatır buradaki her şeyi.
2- Can Yücel Evi: “Mekanım Datça Olsun”
Eski Datça’nın sokaklarında yürürken yolunuzun mutlaka düşeceği yer, Türk edebiyatının dev ismi Can Yücel’in evi. Şairin son yıllarını geçirdiği ve Datça’yla derin bir bağ kurduğu bu mavi pencereli yapı, yalnızca bir yaşam alanı değil; dizelerin, anıların ve Datça’ya duyulan aidiyetin izlerini taşıyan sessiz bir tanık.
Evin içi ziyarete açık değil; ancak Türk edebiyatının usta isminin bir zamanlar bu kapıdan geçtiğini, bu pencerelerden dünyaya baktığını bilmek bile insanda farklı bir hayranlık uyandırıyor. Can Yücel’in anısını yaşatan o meşhur kapının önünde durup duvarlara kazınmış dizelere göz gezdirmek, sadece bir binayı görmek değil; o büyük ustanın kelimelerine ve ‘Mekânım Datça olsun’ vasiyetine dışarıdan da olsa ortak olmak demek. Kapı eşiğinde geçireceğiniz birkaç dakika bile bu evin taşıdığı edebi mirası hissetmeye yetiyor.
3-Gün Batımının Tarihle Buluştuğu Yer: Knidos Antik Kenti
Datça’nın en batı ucunda, Ege ve Akdeniz’in kesiştiği noktada yer alan Knidos Antik Kenti, tarih ve doğanın kusursuz uyumunu sunuyor. M.Ö. 4. yüzyılda inşa edilen bu liman kenti, hem bilim hem de sanat alanında antik çağın önemli merkezlerinden biriydi.
Dünyaca ünlü Knidos Afroditi Heykeli’nin ilk sergilendiği yer olan kent, bugün de tiyatrosu, tapınak kalıntıları ve anıtsal yapılarıyla ziyaretçilerini büyülüyor.
Knidos’un büyüsüne kapılmadan önce, kentin girişindeki Knidos Restaurant’tan, Bosphorus Brewing Company’nin bu topraklardan ilham alarak ürettiği, “Knidos” birasını yanınıza alarak keşfi daha keyifli kılabilirsiniz. Ardından günün finalinde ise Anadolya seyir noktasında; elinizde içeceğinizle, gün batımının keyfini sürebilirsiniz.
Datça’da Kahve Nerede İçilir?
1- Zihni Dinlendiren Durak: Sail Coffee Roastery & Bar
Datça’da zamanı denize karşı, güzel bir kahve ve kitabınızla yavaşlatmak isterseniz rotanızı Sail Coffee’ye çevirebilirsiniz.
İskele Mahallesi’nde yer alan Sail Coffee Roastery & Bar, 2021 yılında açılan bir aile işletmesi. Özel kavrulmuş kahveleri ve ev yapımı tatlılarıyla, özellikle günün sakin saatlerinde huzurlu bir kaçış noktasına dönüşüyor.
Kahvenizi alın, denize karşı yaslanın ve bir yandan yavaşlamanın tadına varırken, bir yandan da anı ölümsüzleştirmeyi unutmayın. Çünkü Datça’yı özlediğinizde aklınıza ilk gelecek duraklardan biri atmosferiyle burası olabilir.
Sail Coffee’nin güncel menüsüne buradan ulaşabilirsiniz.
2- Nitelikli Çekirdeklerin İzinde: Noema Coffee & More
Eski Datça’nın taş sokaklarında yürürken, odağına gerçekten iyi kahveyi alan bir mola noktası arıyorsanız Noema’yı radarınıza almalısınız.
İstanbullu bir aile tarafından işletilen mekân, taş duvarları ve doğal dokusuyla karmaşadan uzak, sakin bir nefes alanı sunuyor.
Özenle hazırlanan kahvelerinin yanı sıra bademli baklava yufkasıyla hazırlanan cheesecake’i ile de hafızalarda yer ediyor.
Güneş yavaş yavaş eğilirken, Noema’nın serin gölgesinde oturup zamanın biraz yavaşlamasına izin vermek Datça’yla tanışmanın en güzel yollarından biri olabilir.
3- Palamutbükü’nde Sade, Doğal, Lokal: Gurma Breakfast & Coffee
Palamutbükü sahilinde denizin ve güneşin tadını çıkardıktan sonra, modern bir soluklanma durağı ararsanız yolunuz Gurma Gurma Breakfast & Coffee’ye çıkıyor.
İki kız kardeşin birlikte hayata geçirdiği bu küçük durakta, dedelerinin bahçesinden toplanan limonlarla hazırlanan limonatalar ve kahve–süt dengesinin tam kıvamında olduğu iced latte’ler, sıcak sohbetlere ferah bir eşlikçi oluyor. Taptaze brownieleri ve poğaçaları ise lezzetiyle akılda kalıcı.
Palamutbükü sahilindeki işletmeler arasında modern duruşuyla dikkatleri çeken Gurma, denizin hemen karşısındaki konumu sayesinde kahve, tatlı ve küçük atıştırmalıklar için keyifli bir mola imkanı sunuyor.
Datça’da Kokteyl Nerede İçilir?
1- Eski Datça’da Yeni Bir Ritim: Dry Cocktail Bar
Dry Cocktail Bar, ismini İngilizcede “dry”, Türkçede “sek”, Fransızcada “brüt” anlamına gelen yalınlık kültüründen alıyor.
Eğer Eski Datça’da zarif bir akşam geçirmek istiyorsan, Jigger Istanbul’un ikinci adresi olan Dry’a mutlaka uğramalısın. Özellikle “Xanax” adlı imza kokteyli, tatlı ve ekşi dengesini sevenler için serinletici bir favori.
Bunun yanı sıra, kokteyllerle mükemmel uyum sağlayan Ilık Otlu Pancarlı Bruschetta, Kızarmış Armutlu Bruschetta ve Silifke Üzümlü Bruschetta Ançuez gibi lezzetli atıştırmalıklar ve Beyrut Bowl, Sushi Bowl gibi sağlıklı kaseler de menü de yer alıyor.
Yoğun sezonlarda yer bulmak zor olabildiğinden önceden rezervasyon yaptırmanızı tavsiye ederiz.
2- Kaliteli Müzik ve Kaliteli Kokteyl: Mayan Cocktail & Food
Datça Kairos Marina’da konumlanan Mayan Cocktail & Food, adını Maya uygarlığından alıyor ve bu ilhamla Meksika mutfağını modern dokunuşlarla harmanlayarak ziyaretçilerine sunuyor. Mekân, yalnızca lezzetleriyle değil; iç tasarımındaki zarif detaylar, disko topunun altında gerçekleşen DJ performansları ve marina manzarasıyla da dikkat çekiyor.
Taco çeşitleri, farklı tatları sevenler için hazırlanan pancarlı kokteyli ve acı-tatlı dengesiyle öne çıkan Kunta Kinte imza kokteyli, denemeye değer lezzetler arasında.
Sakin bir gün batımıyla başlayıp kendini yavaş yavaş gecenin ritmine bırakmak ve Datça akşamlarını biraz daha uzatmak isteyenler için Mayan Cocktail & Food nokta atışı bir adres.
Mayan Datça’nın güncel menüsüne buradan ulaşabilirsiniz.
Datça’da Tatlı Nerede Yenir?
1- Felsefeden Tatlıya Bir Yolculuk: Tonka Patisserie
Galatasaray Üniversitesi Felsefe Bölümü’nü bitirdikten sonra pasta şefliği kariyeri yapan ödüllü şef Feray Aydoğdu’nun, Datça’daki tatlı cenneti Tonka Patisserie, sıradan pastane deneyimlerinden çok daha fazlasını sunuyor.
Shangri-La, Swissotel gibi prestijli otellerdeki kariyerini Datça’ya taşıyan Aydoğdu, burada el yapımı çikolatalar, taze pastalar, makaronlar ve mevsim meyveli tatlılar hazırlıyor.
Asırlık bir zeytin ağacının gölgesinde, limon ağaçlarını seyrederken aldığınız kaloriyi umursamayacaksınız.
2- Bir Datça Klasiği: Meşhur Datça Badem Kurabiyecisi
Datça’nın tam merkezinde, burnunuza gelen o mis gibi kurabiye kokusunu takip ettiğinizde sizi Meşhur Datça Badem Kurabiyecisi karşılıyor. 1997’den bu yana üretim yapan bu lokal fırın, bademli reçetelerin en katkısız ve taze hallerini bir araya getiriyor.
Bölgenin yerel üreticilerinden temin edilen Datça bademleriyle hazırlanan kurabiyeler ve badem ezmeleri her gün aynı özenle tezgaha çıkıyor.
Datça’dan dönerken sevdiklerinize götüreceğiniz en tatlı hediye buradan geçiyor olabilir.
Datça’da Yemek Nerede Yenir?
1- İnce Hamur, Bol Lezzet: D-Po Pizza
İnce hamurlu, bol malzemeli pizzalarıyla hem göze hem damağa hitap eden Liman bölgesindeki D-Po Pizza, özellikle köz patlıcanlı pizzasıyla adından söz ettiriyor. Ancak D-Po Pizza’yı özel kılan yalnızca pizzaları değil. Menüde yer alan ve Datça’nın yerel malzemeleriyle hazırlanan soğuk badem çorbası, gerçek bir lezzet keşfi.
İç Anadolu’nun soğuk çorba geleneğinden ilham alınarak geliştirilen bu tarif; köy yoğurdu ile hazırlanıp, Datça bademi, çiğ çağla ve galeta haline getirilmiş tarçınlı karanfilli ekmekle servis ediliyor. Ön hazırlığı ta kıştan çeşitli malzemelerin kurutulmasıyla başlayan bu çorba, hem hafif hem de doyurucu bir başlangıç sunuyor. D-Po Pizza, Datça’da öğleden sonra lezzet kaçamağı için ideal bir durak olarak öne çıkıyor.
2- MasterChef Mutfağından Datça’ya: Alfheim Brasserie
MasterChef yarışmacısı Mustafa Ozan’ın Eski Datça’da hayata geçirdiği Alfheim Brasserie, farklı damak zevklerine hitap eden zengin bir menüye sahip. Manda burrata, üç mantarlı tagliatelle ve Milano usulü dana yanak gibi seçeneklerin yanında burgerleriyle de öne çıkan mekân, keyifli bir yemek deneyimi sunuyor.
Eski Datça’nın tarihi dokusuna modern bir eşlik sunan Alfheim, özenli tabakları, atmosferi ve lezzetli paylaşmalık başlangıçlarıyla bölgedeki yemek rotasına farklı bir alternatif katıyor.
3- 18 m²’de Dünya Turu: Hestia Mantı
Palamutbükü tepelerinde, taş bir yapının özenle restore edilmesiyle hayat bulan Hestia Mantı, evli bir çiftin emeğiyle kurulmuş küçük bir işletme. Mantının farklı coğrafyalardaki yorumlarını bir araya getiren menü, Sinop’tan Japonya’ya uzanan geniş bir lezzet haritası sunuyor.
Her biri hem hamuruyla hem iç harcıyla başlı başına bir lezzet deneyimi. Üstelik hepsi 18 metrekarelik küçücük bir mutfaktan çıkıyor.
Knidos gezinizin öncesinde ya da sonrasında uğrayabileceğiniz bu yer, sadece mantılarıyla değil; sessizliği, doğallığı ve samimiyetiyle de başka yerde kolayca bulamayacağınız bir deneyim sunuyor.
Hestia Mantı’nın güncel menüsüne buradan ulaşabilirsiniz.
4- Antik Bir Mengenin İçinde Modern Bir Sofra: Yakamengen III
İsmini bulunduğu eski mengen yapısından alan Yakamengen III, 20 yıl önce aslına uygun biçimde restore edilerek genç ve vizyon sahibi Duru Akgül şefin dokunuşlarıyla üçüncü kez hayat buluyor.
Tabaklar, hem kendi bahçelerinden hem de çevre köylerin bahçelerinden toplanan taptaze ürünler ve sahil balıkçılarından gelen günlük deniz mahsulleri ile şekilleniyor. Özellikle şarap–yemek uyumuna gösterilen titizlik, burayı sıradan bir akşam yemeği mekânından çok daha fazlası haline getiriyor.
Yakamengen III, zeytin ağaçlarının gölgesinde sakin atmosferiyle hem damağınıza hem ruhunuza iyi gelecek bir durak.
5- Deniz, Lezzet ve Huzur: Saklı Yaz Terrace Cocktail & Food
Datça’nın İskele Mahallesi’nde yer alan Saklı Yaz Terrace Cocktail & Food, Ege mutfağının taze ve yerel ürünlerini günün her saatine taşıyor. Deniz manzarasına karşı zengin bir kahvaltıyla güne başlayabilir ya da günün ilerleyen saatlerinde özenle hazırlanan menüsü eşliğinde keyifli bir sofraya oturabilirsiniz.
Yalnızca otel misafirlerine değil, dışarıdan gelen konuklara da açık olan Saklı Yaz; Datça’da manzara ve lezzetin keyfini bir arada yaşamak isteyenler için rotaya eklenebilecek en zarif duraklardan biri.
6- Reşadiye’de Yeni Bir Lezzet Durağı: In Sala Datça
In Sala Datça, Reşadiye köy meydanında bu yıl kapılarını açtı.
Özenle seçilmiş şarapları ve paylaşımlı tabaklardan oluşan menüsü, mekânın sakin ve dinlendiren atmosferiyle uyumlu bir bütünlük oluşturuyor. Şefin mutfağa gösterdiği titiz yaklaşımın yanı sıra, işletmecilerin samimi ve güler yüzlü tavrı da In Sala’nın sıcak ruhunu tamamlıyor.
Şarap eşliğinde keyifli ve uzun sohbetlere eşlik eden akşamlar geçirmek isteyenler için In Sala, şimdiden radara alınması gereken özel adreslerden biri olmayı başarıyor.
Datça’da Kahvaltı Nerede Yapılır?
1- Bir Yanı Gölet, Bir Yanı Deniz: Datça Göl Evi Beach Cafe
Datça’nın doğal güzellikleriyle iç içe bir mola vermek isterseniz Göl Evi Beach Cafe’yi değerlendirebilirsiniz. Tarihi Ilıca Gölü’nün yanında konumlanan bu mekan, bir yanında göl, diğer yanında taşlık plaj manzarası sunarak huzurlu bir atmosfer yaratıyor. Halk arasında ”Sodalı Göl” ya da ”Bizans Havuzu” olarak da anılan Ilıca Gölü, içerdiği mineraller nedeniyle şifasıyla da dikkat çekiyor.
Kahvenizi yudumlarken ördeklerin gölette süzülüşünü izleyebilir, sevdiklerinizle keyifli sohbetler edebilirsiniz. Özellikle sedef ve mantar gibi cilt rahatsızlıkları için doğal bir durak olarak anılan gölde yüzmenin keyfine de varabilirsiniz.
Serpme kahvaltısıyla güne keyifli bir başlangıç sunan Datça Göl Evi Beach Cafe’de, pişi, patates kızartması ve sigara böreği gibi sıcak lezzetler de sofraya eşlik ediyor. Termosta sunulan çay ise nostaljik havasıyla bu sade ve samimi deneyimi tamamlıyor. Sakinlik ve doğallık arayanlar için Datça Göl Evi Beach Cafe huzurlu bir durak.
2- Bahçeden Sofraya: Mehtap Cafe
Eski Datça’da yer alan Mehtap Cafe, Eski Datça’nın yerel dokusunu tarladan sofraya uzanan lezzetlerle taçlandırıyor. Sabahın erken saatlerinde bahçeden gelen tazeliklerle kurulan sofrada, göz yumurtadan organik meyve reçellerine kadar her detay gerçek bir köy kahvaltısı hissini yaşatıyor. Salaş ruhunu samimi bir mahalle sıcaklığıyla birleştiren mekân, sabahınızı taptaze bir Ege masalına dönüştürüyor.
3- Tarihin Kalbinde Bir Kahvaltı Deneyimi: Kocaev & Elaki Restoran
Datça’da yalnızca bir yapı değil, adeta yaşayan bir tarih Kocaev… Akdeniz sivil mimarisinin günümüze ulaşabilmiş en özgün örneklerinden biri olan bu konak, yüzyıllar boyunca pek çok kimlik taşıdı. Tütün deposu, okul, sinema ve düğün salonu olarak kullanılan yapı, zamanla yıpransa da bugün titiz bir restorasyonla yeniden hayat bulmuş durumda. Artık bir müze-otel olan Kocaev, sadece taş duvarlarıyla değil, ruhuyla da geçmişin izlerini taşıyor.
Bu tarihi atmosferin kalbinde yer alan Elaki Restoran ise, konuklarını doğallığın ve sadeliğin şıklığıyla karşılıyor. Bahçeden sabah toplanan domatesler, körpecik biberler, Anadolu’nun dört bir yanından gelen yöresel peynirler, taze otlar, fırından yeni çıkmış tereyağlı poğaçalar ve atalık buğdaydan yapılmış köy ekmekleri… Hepsi bir araya gelerek, güne başlamak için hafızalara kazınacak bir kahvaltı sunuyor.
Ancak Kocaev’e gelmek için nedeniniz sadece bu zengin sofra değil; duvarlarında tütün deposundan sinemaya, okuldan düğün salonuna uzanan o çok katmanlı hikayeyi bizzat hissetmek. Kahvaltının ardından konağın seyir terasına çıkıp Akdeniz’e bakarken, kendinizi bu asırlık tanıklığın bir parçası gibi hissedeceksiniz.
Datça’da Hangi Meyhane’ye Gidilir?
1- Denizle İç İçe Bir Rakı Sofrası: Maradona Restoran
Datça’nın Kumluk Yolu üzerindeki sahil lokantaları arasında, hikayesiyle öne çıkan özel bir durak var: Maradona Restoran. İsmini, işletmecisi Akif Fidan’ın efsane futbolcu Maradona’ya olan benzerliğinden alıyor. 1990 yılından bu yana mutfağın başında olan Fidan, aynı zamanda bir denizci. Bu yüzden mekânda her zaman günlük ve taptaze deniz ürünleri bulmak mümkün.
Maradona Restoran, denizin kokusunu içinize çekerken, rakınızı yudumlamak ve günü tatlı bir esintiyle uğurlamak için ideal bir adres.
2- Datça’da Bir Meyhane Klasiği: Eski Meyhane
Datça merkezde uzun zamandır var olan Eski Meyhane, tabelasından menüsüne kadar iddiasını yüksek sesle değil, adının işaret ettiği o samimi ve alışıldık meyhane geleneğiyle kuruyor. Sahil boyunca sıralanan mekânların aksine, Eski Meyhane; Datça’da meyhane kültürünü tanıyan ve sakin bir masayı tercih edenler için anlamlı bir durak.
Menüde özellikle kabak ekşileme dikkat çeken lezzetler arasında. Günlük çıkan deniz ürünleri ve mevsime göre değişen mezeler ise, mutfağın ezbere iş yapmadığını hissettiriyor.
İstanbul – Datça arası Kaç KM? Nasıl Gidilir?
İstanbul ile Datça arasındaki kara yolu mesafesi yaklaşık 810 kilometre. Özel aracınızla yola çıkmayı planlıyorsanız, yolculuk ortalama 11 saat sürebilir. Yolu biraz virajlı, mesafesi belki biraz uzun; ama inanın değiyor.
Google Haritalar rotaları sıklıkla Bodrum-Datça feribot hattına yönlendirebiliyor. Planlama yaparken feribot seçeneğini kaldırmak mantıklı olabilir. Eğer feribot ile geçmek isterseniz de sefer saatlerini mutlaka kontrol edin, aksi halde limanda uzun süre beklemek zorunda kalabilirsiniz.
Uçakla seyahat etmek isterseniz, en yakın havalimanı Dalaman Havalimanı. İstanbul’dan Dalaman’a uçuş süresi yaklaşık 1 saat 20 dakika. Havalimanından Datça’ya kara yoluyla ulaşım ise yaklaşık 170 km, yani 2,5-3 saat sürüyor.
Yaz sezonunda Bodrum’dan Datça’ya yapılan feribot seferleriyle ulaşım daha keyifli ve kısa sürede tamamlanabilir. Aracınızla geçmeyi planlıyorsanız feribot rezervasyonu yapmanız önerilir.
